Depremin Ardından

2011 views

Birgül Taştan Meriç
6 Şubat’ta gerçekleşen Kahramanmaraş merkezli 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremlerin ardından 10 ilde yaşamsal faaliyetler durma noktasına geldi. Türkiye Afet Müdahale Planı kapsamında depremin “4. seviye” olarak ilan edildiği bildirildi ve uluslararası yardım çağrısında bulunuldu. 8 Şubat itibariyle ise Kahramanmaraş, Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Gaziantep, Hatay, Kilis, Malatya, Osmaniye ve Şanlıurfa’da 90 gün süreyle OHAL ilan edildi. Yaşanan depremin ardından kriz bölgelerinde gerçekleştirdiğimiz çalışmaların bu bülten aracılığıyla sizler tarafından da takip edilebilir olmasını amaçladık. Hazırladığımız bülten, 4-18 Mart arası deprem bölgelerindeki genç ve çocuklara dair acil durum pedagojisi temelli psikososyal destek çalışmalarını ve bölgelere ilişkin gözlem ve keşifleri içeriyor. Çocuklar, savaş, salgın veya doğal afet gibi kriz durumlarından, fiziksel ve duygusal olarak büyük ölçüde etkilenebilen en savunmasız gruplardan biri… Bu nedenle, onlara yönelik sağlanacak destek ve hizmetler, iyileşme süreci ve geleceğin inşası adına kritik bir rol oynuyor. Acil durum pedagojisi, depremzedeler arasında bulunan çocuklara, kriz süreçleri ile başa çıkma becerileri kazandırmak ve yaşadıkları travmayı işlemelerine yardımcı olmak amacıyla uygulanan bir eğitim yaklaşımıdır. Bu yaklaşım, çocukların deprem deneyimini işlemelerine yardımcı olurken, onları, gelecekteki benzer durumlara hazırlayabilmeyi de hedefler. Sağlamayı hedeflediğimiz bu destek, çocukların travma sonrası stres bozukluğu, korku, kaygı gibi duygusal sorunlarla başa çıkmalarına yardımcı olurken, güvenlik, destek ağı oluşturma ve günlük ritim ve rutinlerin yeniden kurulması gibi konuları kapsar. Ekipte yer alan uzmanlar ve gönüllü pedagoglar aracılığıyla, bölgede yer alan sivil toplum kuruluşları ve depremzedelerle birebir görüşmeler, grup çalışmaları, oyun terapisi gibi farklı yöntemler kullanarak çocukların psikososyal iyiliklerine en yüksek fayda ile katkı sağlamak, acil durum pedagojisinin temelini oluşturuyor.

Türkiye’de, Waldorf pedagojisi temelli olan ve dengeleyici önlemler içeren Acil durum pedagojisine ilişkin çalışmalara, 13 Şubat itibariyle, Notfallpädagogik uzmanları ile online görüşmeler yaparak başladık. * * Notfallpädagogik: Friends of Waldorf Education’ın Acil Durum Pedagojisi, Waldorf pedagojisine ve ilgili terapi biçimlerine dayanan yöntemleri kullanan, Antroposofik bir geçmişe sahip doktorlar, psikologlar, eğitimciler, terapistler ve Co. ekiplerinin çok yönlü bileşimidir. Eğitim Sanatı Dostları Derneği olarak depremin ertesi günü iletişime geçtiğimiz uzmanlar ile, haftanın bir günü, gerçekleşecek saha çalışmaları ile ilgili hazırlık toplantıları yaptık. Ardından 1 Mart’ta ise Taiwan Waldorf Eğitim Hareketi Federasyonu ile online olarak Acil Durum Pedagojisi eğitimi gerçekleştirdik. 5 Mart’ta ise yaklaşık 150 kişinin katılımıyla, Acil Durum Pedagojisi semineri verildi. Bu atölye çalışmalarının pedagojik deneyimi olmayan kişiler için de erişilebilir olmasını sağladık. Tüm bu çalışmalarda uzmanlar, deprem ve diğer afetler sonrasında travma ve travma sonrası stres bozukluğu belirtileri gösteren insanlarla çalışırken kullanılabilecek yöntemler hakkında bilgi ve deneyimlerini paylaştılar. 15-16 Nisan tarihlerinde gerçekleşen 4. Uluslararası Alternatif Eğitim Sempozyumu’nda ise Eğitim Sanatı Dostları Derneği’nden ekipte yer alan 4 kişi ve Freunde der Erziehungskunst’e bağlı Acil Durum Pedagojisi Bölüm Başkanı Fiona Bay’in online katılımıyla çalışmalarımıza dair bir sunum gerçekleştirdik. Sahada birlikte çalıştığımız sanat terapisti Barbara Schnetzler, İsviçre, Goethenaum’da gerçekleşen Dünya Öğretmenler Konferansı’nda, deprem bölgelerindeki çocuklarla yaptığımız atölyelerde ortaya çıkan resim çalışmalarını konferansa katılan ziyaretçilerle buluşturdu.

Sürdürülen tüm etkinlikler Aktion Deutschland ve Freunde der Erziehungskunst Rudolf Steiner tarafından Türkiye’deki deprem için toplanan bağışlarla gerçekleştirildi. Çalışmalar, Eğitim Sanatı Dostları Derneği ve Notfallpädagogik uzmanları ile işbirliğinde yürütüldü. Türkiye’den altı eğitimci ile 4’ü Almanya’dan, 2’si İsviçre’den, biri Hollanda’dan, biri Irak’tan olmak üzere, 14 kişilik bir ekiple, 6 Mart itibariyle Malatya’da çalışmalara başladık. Ekibimizde sanat terapisti, pedagoji danışmanı, güvenlik sorumlusu, doktor, Waldorf pedagogu ve öğretmenleri, euritmist, çevirmen ve psikologlarımız mevcuttu. Her yıl milyonlarca çocuk ve genç, travmalarıyla ve tetikleyici anılarıyla kendi başlarına başa çıkmak zorunda kalıyor. Türkiye’nin bir deprem bölgesi olmasının yanı sıra çocuklar ve gençlerin yaşam standartlarına yönelik sarsıntıların da süreğen bir hal alması nedeniyle Acil Durum Pedagojisine ilişkin çalışmalarımızı kalıcı kılmayı öncelikli hale getirdik. Bu sebeple deprem bölgesindeki saha çalışmalarımızı yıl sonuna kadar sürdürmek üzere programlamaya devam ediyor ve Türkiye’de Acil Durum Pedagojisi birimi kurmayı hedefliyoruz. İşlenmemiş bir travma, bir çocuğun hayatında yıllar sonra dahi ortaya çıkabiliyor. Çocuğun gelişiminin kalıcı olarak etkilenebileceği deneyimlere sebebiyet veren bu travmaların işlenmesi adına sürdürülebilir müdahaleler sağlamak oldukça gerekli bir hal alıyor. Bunu sağlamak için ebeveynler, gönüllüler, sivil toplum Goetheanum, Dünya Öğretmen Konferansı 2023 kuruluşları ve eğitmenler ile işbirliği içinde olmak oldukça önemli… Sürdürülebilir psikososyal destek, çocuğun travmayı işlemesine yardımcı olabilir, duygusal iyilik halinin ve güven duygusunun yeniden oluşmasını sağlayabilir. Aktion Deutschland’a, Freunde der Erziehungskunst Rudolf Steiners Notfallpädagogik birimine, gönüllü çalışmalara katılan eğitmenlerimize, öğretmenlerimize, tüm dostlarımıza, bizi destekleyen ve birlikte çalıştığımız sivil toplum kuruluşlarına ve kolektiflere teşekkür ediyoruz. Henüz başında olduğumuz bu sürece emek veren herkese şükranlarımı sunarken, umuyorum ki bu bülten, çocuklara yönelik acil durum pedagojisi ve psikososyal destek çalışmalarının daha da yaygınlaşması ve güçlenmesine katkıda bulunur.